Köşesi kıvrılmış bir aşk mektubu bu,özlemlerin aşk kadar yer tuttuğu bir ask mektubu..Diye başlıyordu kadının elindeki mektup,bırakıp gittiği arkasına bakmaktan korktuğu ama bir o kadar da özlediği bahar kokulu adamın mektubu..Nasıl nerden başlamalı hikayesine o da bilmiyordu,ama başlanmalıydı bitmemesi gereken bu hikayeye belki de hafızalardan hiç silinmemiş olan hikayeye.. Onların ki ne diğerleri gibi ilk görüşte aşktı,ne de yolları kesişen iki insanın hikayesi..Her zaman olduğu gibi farklıydılar herkesten ve her şeyden..
Köşesi kıvrılmış aşk mektubu şöyle devam ediyordu,benim yerim senin yanın asla bırakma, gözlerin gözlerime değdiğinde,nefesim boğazımda düğümlenir, yutkunamam, nasıl nerde buldun beni bilmem ama bırakıp gitmen neden??
Kadın kapattı mektubu yeniden,hikayeyi anlatmaya neresinden başlamalı bilemedi anlatamadı da hiç bir zaman.. Ne kendine ne de bir başkasına.. Hep kaçtı bu hikayeden,bu hayalden,korktu gerçekten kırılmaktan , kırmaktan , özlemekten.. Hep tek kalsın,ona özel olsun bozulmasın istedi ama bilmedi hiç , bahar kokulu adamın özlemlerinin gerçekliğini.. Bilemedi hiç yanılıp yanılmadığını.. Bahar kokulu adam yollamıştı bir mektup daha işte.. Elinde tutuğu bizzat onun cümleleriydi, Sen olmadan da severim ben seni,dönüp gelirsin bir gün biliyorum bıraktığın yerde olamam belki ama severim seni.. kadın mektubu nasıl kaldıracağını bilemedi ortadan.. Atmalımıydı yoksa diğerlerinin yanınamı kaldırmalıydı bu bahar kokulu mektubu..
En çokta son cümlesi düğümlenmişti boğazında okurken içer gibi mektubu.. “Yokluğuna alışmayı düşünemem ölüm olur ayrılığın biliyorum..”
Bir kez daha kaçtı kadın bahar kokan adamın,bahar tadında aşkından.. Yoluna devam etti,buz gibi geceler tatsız sabahlar yasadı, bazen güneşli bazen bulutlu..
Hep onunla oldu bahar kokulu adam, kışa inat açan çiçekler gibi taze,kardelenler kadar cesur,ve hep yanında..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder